Bu tarih dikkate alınırsa bugün CHP’nin kuruluşunun 96. yıldönümüdür.

single-image


Alev Coşkun...

CHP 100 yaşında

CHP’nin tüzüğü 9 Eylül 1923 tarihinde, CHP Meclis Grubu tarafından kabul edildi. İki gün sonra 11 Eylül 1923’te partinin genel başkanlığına Mustafa Kemal seçildi.
Bu tarih dikkate alınırsa bugün CHP’nin kuruluşunun 96. yıldönümüdür. 15 Ekim 1927’de Ankara’da toplanan CHP kurultayının açılış konuşmasını Genel Başkan Atatürk yaptı.
Bu toplantının birinci değil, “ikinci kurultay” olduğunu, ilk kurultayın 4 Eylül 1919'da açılışı yapılan Sivas Kongresi olduğunun kabul edilmesini istedi.

[Haber görseli]

Bugün 9 Eylül 1919, CHP’nin kuruluşunun 100. yılıdır.
Ancak, CHP Genel Merkezi bugünü CHP’nin kuruluşunun 96. yıldönümü olarak değerlendirmekte bu nedenle 96. yıldönümü kutlaması yapmaktadır.
Ancak bunun hatalı olduğunu, CHP’nin bugün 100. kuruluş yılını kutlaması gerektiğini ileri sürüyoruz. Çünkü CHP’nin kuruluşunun 100. yıldönümü olduğunu, CHP’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı olan Atatürk söylüyor.
Öyle ise, bu çelişkili durumu belgelere dayanarak ortaya koymalı ve çözümlemeliyiz.

EYLÜL 1923
Aslında, CHP’nin tüzüğü 9 Eylül 1923 tarihinde, TBMM, CHP Meclis Grubu tarafından kabul edildi. (1) Aynı tarihte Ankara Valiliği’ne kuruluş dilekçesi verildi. Partinin o günkü adı “Cumhuriyet Halk Fıkrası”dır. İki gün sonra 11 Eylül 1923’te partinin genel Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi.
Bu tarih dikkate alınırsa, CHP Genel Merkezi’nin değerlendirmesi doğrudur ve CHP bugün kuruluşunun 96. yıldönümüne ulaşmıştır.
Ancak daha sonraki tarihsel gelişmeleri de izlememiz gerekiyor.

EKİM 1927
CHP’nin ilk kurultayı 15 Ekim 1927’de Ankara’da toplandı.

Kurultayı açılış konuşmasında Genel Başkan Atatürk, bu toplantının birinci kurultay değil, “ikinci kurultay” olduğunu, ilk kurultayın 4 Eylül 1919’da açılışı yapılan Sivas Kongresi olduğunun kabul edilmesini istedi. (2)
Atatürk bu konuşmasında açıkça ilk kurultayın Sivas Kongresi olduğunu söylüyordu. Bu konuşmasının tarihi arka planı ve yapısı şöyleydi:
Sivas Kongresi öncesinde, Anadolu ve Trakya’da Milli Hakları ve Hukuku Koruma dernekleri kurulmuştu. Bu dernekler çoban ateşleri gibi Anadolu ve Trakya’da yayılmışlardı.
30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan, 4 Eylül 1919’da açılan Sivas Kongresi’ne kadar Kars’tan Balıkesir’e, Erzurum’dan Alaşehir’e ve Nazilli’ye kadar 20 kongre toplanmıştı.

Sonra doğuda Büyük Kars Kongresi, Trakya’da Edirne Kongresi, Erzurum Kongresi, Balıkesir Kongresi, Nazilli Kongresi, Alaşehir Kongresi Anadolu halkının hak ve hukuk istemelerinin temel yapılarını oluşturuyordu.
Sivas Kongresi’nde, bu çoban ateşleri birleştirildi ve “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adını aldı.

Ulusallaşmanın ilk basamağı Sivas Kongresi’dir ve “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adını alır.

Böylece Anadoluda yanan çoban ateşleri de birleşerek “Meşruiyet” ve “Hukuksallık” kazandı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluş dilekçesi de 11 Eylül 1919’da Sivas Valiliği’ne verildi; bu dilekçenin altında da Mustafa Kemal’in İmzası vardı.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti CHP’nin anasıdır. Temel kaynağıdır .
Atatürk, Cumhuriyet Halk Fıkrası’nın 15 Ekim 1927 yılında toplanan ilk kurultayının aslında “ikinci kurultay” olduğunu işte bu gerekçelere dayanarak açıklamıştır.

MAYIS 1931
Bu konudaki ikinci belge, yine Atatürk tarafından ortaya konuluyor. Şöyleki:
CHP, 10-17 Mayıs 1931 tarihleri arasında 3. Büyük Kongresini yaptı. Atatürk, kurultay açış konuşmasında aynen şöyle diyor:
“Birinci kongremiz bundan 12 yıl önce Sivas’ta bir mektep dershanesinde yapılmıştı.” (3)
Atatürk konuşmasına şöyle devam etmişti:
“Bugün kurultayın işlerine başlamadan Sivas Kongresi’ni hatırlatmaktan amacım, onun partimizce devrimimizin tarihi bir hatırası olarak unutulmamasında fayda gördüğümdendir.”
Konuşmanın bu bölümünü Atatürk’ün cümleleriyle aynen verelim:
“Efendiler,
Cumhuriyet Halk Fırkası’nın üçüncü büyük kongresini açıyorum.

Bu münasebetle, fırkamızın muhterem delegelerini saygıyla selamlarken, duyduğum sevinç ve saadetin büyük olduğunu heyecanla arz ederim.
Arkadaşlar;

Birinci Genel Kongremiz, bundan on iki sene evvel, Sivas’ta bir mektep dershanesinde yapılmıştı.

Oraya gelen delegeler, türlü takipler altında, birçok zorluklarla karşılaşmışlardı. Konuşmalarımız dahili ve harici düşmanlarımızın süngü ve idam tehditleri altında oluyordu. Fakat Türk milletinin gerçek his ve emellerini temsil ettiğine inanan kongre kurulu, milli vazifesini yerine getirmek gereğini ve düşüncesini her şeyin üstünde tuttu. Takip etmekte bulunduğumuz prensiplerin ilk esaslarını tespit etti. Ondan sonra da feragatle ve azimle o esaslar üzerinde yürüdü. Başarılı oldu. Milli amaçlara tam iman ve onun gereklerine tereddütsüz bağlanmasının sonucu elbette başarıdır. (ALKIŞLAR)
Bugünkü kongremizin işlerine başlarken, Sivas Genel Kongresi’ni yâd etmekten maksadım: Onun, fırkamızca inkılabımızın tarihi bir hatırası olarak, mahfuz (saklı) tutulmasında fayda gördüğümdendir. Millet için ve milletçe yapılan işlerin hatırası, her türlü hatıraların üstünde tutulmazsa, milli tarih kavramını kıymetini takdir etmek mümkün olamaz.”
Şimdi, soru açıkça şudur :

CHP’yi kuran Atatürk, CHP’nin kuruluşunu 9 Eylül 1919 olduğunu 1927 ve 1931 kurultaylarında açıkça ilan etmiştir.

Bu kurultayların tarih sırasına göre Sivas Kongresi’nin, Birinci Kurultay, 1927 kurultayının İkinci Kurultay ve 1931 kurultayının Üçüncü Kurultay olduğunuda açıkça belirtmiştir.
Bu belgeler karşısında CHP Genel Merkezi, CHP’nin kurucusu, Atatürk’ün arzusuna ve kararına uymak zorundadır. CHP 100 yaşındadır.

(1) ATATÜRK’ÜN BÜTÜN ESERLERİ (ABE) C.16 S. 100
(2) Suna Kili, CHP’de Gelişmeler. Siyaset Bilimi Açısından Bir İnceleme, Boğaziçi Yayınları S.57-58
(3) Cumhuriyet Gazetesi 17 Mayıs 1931 (Kısmen sadeleştirildi.)

ilginizi Çekebilir