Bu senin eserin Fatma Kaplan beyhude suçlu arama

single-image



Kent hatta ülke Yahyakaptan'da katledilmiş olarak bulunan 3 köpeğin ölüsü ile sarsıldı.

İktidarın bir türlü çıkarmaya yanaşmadığı hayvan hakları yasasının bir an önce çıkartılması artık bir mecburiyettir.

Ki, tecavüzcüler, katiller ve azmettirenler hak ettikleri cezayı alabilsin.

Bu cinayetler bize bir kez daha bunu hatırlattı.

İzmit'te resmen bir katliam yaşanmıştı...

Ve bu katliamın Sorumlusu İzmit Belediyesiydi ama inkar etti.

Fatma Kaplan kendisine "komplo kurulduğunu ve iftira edildiğini" söyledi.

Ama öyle değildi. 

Sokağa çıkma yasağı ile birlikte başlayan bir sürek avı düzenlenmişti.

50'nin üzerinde köpek kayıptı...

Ve cinayetlerin İzmit Belediyesi Veteriner İşleri çalışanları tarafından işlendiği ortaya çıktı.

Tepkiler hızla arttı.

Öyle de olmalı, bu cinayetlerin hesabı en ağır şekliyle sorulmalı.

İzmit Belediye Başkanı "iftira ediyorlar" inadından çevresinin baskısıyla vaz geçmek zorunda kaldı.

Çünkü daha çok rezil olacaktı. Gerçek ortadaydı.

Ve çalışanların açığa alındığını, savcılığın soruşturma açtığını duyurdu...

Tecavüzlerin son derece normalleştiği ülkede tuhaf bir durum aslında.

Kadın bir Belediye Başkanı olan Fatma Kaplan'ı da gerçi taciz ve tecavüze karşı yapılan hiç bir eylemde göremedik.

Kadın cinayetleri eylemlerinde kadınların yanında da göremedik.

Hatta Kartepe'de 13 yaşından bu yana tecavüze uğrayan çocuk hakkında ne ondan, ne Haydar Akar'dan hiç bir açıklama duymadık.

Kent tamamen suskunluğa gark olmuştu...

Hiç bir cenahtan beslenmeyen muhalif 2 gazetecinin tutuklanmasına rağmen bir kaç cılız kalan sesten başka hiç bir şey duyulmadı kentte.

Wikipedia bile duydu Bülent Karagöz'ü tutuklu gazeteciler listesine aldı ama Kocaeli sağır olmuştu adeta.

Toplumun, STK'ların, siyasi partilerin, kadınların çoğunluğunun ( bazıları hariç ) duyarsızlığı çok şaşırtmıştı bizi...

Ve bugün toplumun vahşice işlenen cinayetlere karşı bu kadar duyarlılık göstermesinden memnuniyet duyuyoruz...

Ama çocuk tecavüzleri, kadın cinayetleri, ülkenin yağmalanan değerleri ve daha pek çok konuda Fatma Kaplan dahil herkesin aynı duyarlılığı göstermesini beklemenin ütopya olduğunu bilmek de üzüyor bizleri.

İyi de bu kadar duyarsız olan toplum neden Fatma Kaplan'a karşı böylesine büyük bir tepki koydu?

- Çünkü tüm kesimlerden kendine çok düşman edindi...  

- Gittiği her yere kavga taşıdı...

- Kendisini önce vekil, sonra Belediye Başkanı yapan partisini ve partilisini yok saydı.

- Kadrolarını liyakata göre değil, dalkavukluk derecesine göre ayarladı.

- Güç zehirlenmesi yaşadı ve yaşıyor.

- Toplumun ona verdiği krediyi sorumsuzca harcadı.

- Propaganda yöntemini siyasi temeller üzerine değil reklam ve promosyon temellerine oturttu.

- Ayak izlerinin olduğu her yerde kırgınlıklar, hayal kırıklıkları yaşattı.

- Belediyeyi şoförünün, aile efradının ve ona dalkavukluk edenlerin yakınları ile doldurdu, onları yetkilendirdi.

- Seçim öncesi verdiği hiç bir sözü tutmadı, köprüyü geçene kadar her kesin sırtını sıvazladı.

- İyi Parti İl Başkanını Belediye Eş Başkanı yaptı. Kadroların şekillenmesinde onlar 1. dereceden etkili ve yetkili oldu.

- Seçim öncesi Nevzat Doğan hakkında pek çok suçlamada bulunmasına rağmen, seçim sonrası hiç bir dava ve ya soruşturma açtırmadı.

- Belediye Meclis Üyelerini seçerken adaletsiz ve liyakatsiz davranması.

- Meclis üyelerini ve aile efradının arkadaşlarını Belediye iştiraklerinde maaşa bağlaması.

- Belediye Şirketlerinin yönetimlerini ve yönetim kurullarını adları şaibeli kişilerle doldurması.

- Yahya Kaptan'da müteahhit Ekşi'lere özel imar izni ile 8 kat imar vermesi.

- Cedit mahallesinin kentsel dönüşümünü Bakanlığa devretmesi.

-AKP'li trolleri, İyi Partilileri, Saadet Partilileri, Cemaatçileri Belediyede işe alıp CHP'lilere sırt çevirmesi.

- Genel Başkanına küfür ve hakaret eden AKP'li trolü Başkan olduğunun ertesi günü Amir yapması ve benim trolüm diyerek savunma yapması.

- Belediyede yetkilendirdiği Amir, Müdür yaptığı liyakatsiz solcu düşmanlarını överken Ertuğrul Akalın gibi değerlerin telefonunu açmayarak aşağılaması.

- Tüm İzmit tarafından AKP militanı, Halk düşmanı olarak bilinen adamı Zabıta müdürü yapması.

- Yıllardır partili olan ve her seçimde bayrak asan Mustafa Işık gibi garibanları işe almayarak aile efradının ve şoförünün akrabası, arkadaşı olan bitirim tipleri Belediyeye doldurması.

- Proje dediği işlerin tamamının içinin boş ve sadece reklam amaçlı olması. Halka, köylüye, işçiye, öğrenciye, kadına ciddi anlamda dokunacak hiç bir icraatının olmaması.

- Bütçenin önemli bölümünü sadece reklama yönelik harcadığının herkes tarafından bilinmesi.

- Adına proje dediği tüm işlerin birer, birer patlaması.

- Kocaeli'nin patronu benim profili çizmesi ve CHP örgütünü bundan sonra sadece ben dizayn ederim havasında olması.

- Seçimi CHP değil ben kazandım söylemleri, iş isteyen gençlere "bana mı çalıştınız, CHP'ye çalıştınız" gibi cevaplar vermesi.

- Kentte ne kadar bilgili, etkin ve ufku olan insanları kendine düşman görmesi ve dışlaması ( Ki bu örgütü yönetenlerin de hastalığıdır )

- Bugüne kadar başarılı bir Belediye Başkanı olamadı, halkta desteği kalmadı, CHP'ye çok büyük zarar verdi ve bunun tek sorumlusu kendisidir.

- Hiç bir ön seçimden çıkmadan tepeden inme olarak makam ve mevki sahibi olanların tamamı Kocaeli'de CHP'nin kaybetmesinin ana nedenidir.

- Jurnalcilerin ve dalkavukların cirit attığı kurum haline geldi İzmit Belediyesi.

-Kendini adeta bir Diktatör ilen ettin.

Daha yüzlerce örnek verebiliriz...

Ne yazık ki Fatma Kaplan İzmit Belediyesini yönettiği 2 yıl zarfında kente sevgi ekmedi, düşmanlık ekti, kin ekti ve şimdi fırtına biçiyor.

Kendisini sorgulaması lazım diyeceğim ama bu saatten sonra iyi biliyorum ki değişmez.

Şimdi bazı kesimler diyecek ki...

Hani şu köpekleri severken fotolarını paylaşıp Fatma Kaplan'a dalkavukluk yapan eski muhtar yeni meclis üyesi gibi şu Belediye şirketinden maaşa bağlanan tip gibi olanlardan bahsediyorum.

"Kendisi iyi ama etrafındakiler kötü..." diyecekler.

İyi de kardeşim şoföründen tut, meclis üyelerine kadar.

Müdüründen tut, Başkan yardımcılarına kadar...

Kademedeki ustadan tut, Park Bahçelerdeki işçilere kadar...

Hepsini kendin dizayn etmedin mi?  Öyle olduğu halde pek çoğu ile kavgalı ve konuşmuyor.

Bir Belediye Başkanı bir Başkan yardımcısı ile 2 ay boyunca neden konuşmaz...

Neden sürekli kavga var Fatma Kaplan'ın olduğu her yerde?

Yani kendi etrafındakiler kendi seçimi, başkasının değil.

Kısaca neresinden tutsan elinde kalıyor.

Köpeklerin katledilmesinden 1. dereceden sorumlu tutulan şahsın da aile efradından bir yakını olduğu söyleniyor, seçim döneminde onun şoförlüğünü yapmış.

Ve korunmaya çalışılıyor diye duyumlar alıyoruz.

Suç başkalarının üzerine yıkılmaya çalışılıyor diye duyuyoruz.

Umarız öyle olmaz 2 hafta boyunca İzmit sokaklarında köpek katleden vicdansız katiller hak ettikleri cezalarını alırlar, onları kim korursa aynı derecede vicdansızdır.

Ve çok gariptir tüm birimlerde jurnalcilik o kadar revaçta iken, Fatma Kaplan'ın gözü ve kulağı her olan biteni anında duyuyor iken, 2 hafta süren köpek katliamını duymaması çok düşündürücüdür. 

Bu adamları seçip, yetkilendiren Fatma Kaplan'ın kendisidir.

Sayın Fatma Kaplan bir kenti yönetiyorsun kadrolarını öyle seçecektin ki...

"Sana rağmen sana hata yaptırmayacak" kadrolar yaratacaktın.

Yani, seninle tartışan sana yanlış yaptırmayan kadrolar. Senin talimatlarını emir kabul eden değil

Ama ne yazık ki...

Baştan aşağıya bir yanlışın içindesin...

Ve batırdın her şeyi bunun son olmayacağını biliyoruz.

Şimdi anladın mı sana karşı olan bu tepkinin büyüklüğünün nedenini?

Düşmanlık ektin, kin ektin, nefret ektin...

Samimiyetten ve iyilikten yana değil kötülerden yana olmayı tercih ettin.

Liyakat, vicdan ve akıl...

Temel mesele bu...

Tecavüze uğrayanın, tecavüzcüyle savaşanın, haklının, doğrunun ve namuslu insanların yanında olacaksın.

Rantçının, kopuğun, namussuzların yanında değil...

Bu hayvanları katledenler de senin seçtiğin bu kopuk takımından olanlar...

Boşuna başkalarını ateşe atmaya uğraşma suçlu sensin ve seninkiler...


ilginizi Çekebilir